FlyWithme panosu

arkadaşları neler demiş?

şu an yaşadığı yer Ankara.

In Der Palästra

As through the pipes the waters fell down to the bottom of the well, in listless apathy I gazed at the cold waters … - as he bathed.
I half behold that scenery and its most sensual masculinity.
Yet, disappointment, oh, can’t you see, is still the cause and the cardinal symptom of my sick, sad reality.

Silver equals chill, but that suits me just fine. I’m shyly sipping water … while he drinks whole jugs of wine. He likes all kind of women, and I … I only HATE … men.
He marvels at all things new to him … - and I only wait … for all things in this sick world … to end.

The water pouring down his spine, caressed his strong physique, oh, so well-defined, calm like a rock he stands, oh, behold his beautiful body and soul a friendly God must have built this man to an all well-balanced whole.
What sad bewilderment this brought, physical clearness, alas, still so much abhorred: an ancient ghost awoke and fiercely arose in me: it was that old, savage, yet half-forgotten ideal of perfect neutrality.

Silver equals chill, but that suits me just fine. I’m shyly sipping water … while he drinks whole jugs of wine. He likes all kind of women, and I … I only HATE … men. He marvels at all things new to him … - and I only wait … for all things in this sick world … to end.

I somewhat envy this naturally beautiful man, he never knew or encountered the hatred and shame that I bare. The doubt, the cloak of disgust and the all-devouring dread, and if I told him about it, he might only shake his head with kindly amused, melodious laughter, he then would perhaps merely smile at my … oh, so stupid silliness … and the BEAST that is raging inside.

FlyWithme   31 Ağustos 2008 15:49  

ablamın beyaz kilotlu çorabını giyip sabahın en karanlık saatinde anneme görünmeden evden kaçtım üstümde eski okul gömleğim beyazları sararmış yakalarının üstüne azıcık mor far sürdüm. ayaklarım çıplak tırnaklarımda ufak donuşlarla yapılmış sarı noktalar var yürümeye devam ediyorum uzun karanlık cadde de bir tek ben varım sanırım. hızlıca merdivenlerden inip denize yaklaşıyorum ve içine atlayıp korkuyla hemen geri çıkıyorum yanımda getirdiğim streç folyo ile vücudumu sarıp merdivenlerde sürünmeye başlıyorum yukarı çıkmak istemiyorum ama yanımda duran gölgelerden de uzak durmalıyım bu kadar beyazken zaten çok sevimsiz olduğumu söyledi en son da duran direk. ıslak vücüduma giremeyen hızlı rüzgar yüzüm de ki akmış rimellerle suratıma yanlızlığımı çiziyor. koşuyorum çünkü suratım artık ben olmuştum bunu kaçırmadan hemen kanıtlamalıydım yüzümde ki tamamlanmış ifadelerimi geri çekip anahtarı masanın üstüne bırakıp kendimi eve kilitledim. ayna ile yüzleştiğimde artık iyice bana dönmüştü dunyalı ruhum artık o değil ben idim. ayaklarımda ki sarı boyaları söküp yakıyor ve soğumadan ellerime üstüme yapıştırıyordum. uzunca bir süreden sonra kararımı verip ayaklarımdan yada en azından birinden feragat edebileceğimi fark ettim ve onsuz yani tek ayaklada yaşayabileceğime inandım..kestim ama belkide hala kesemedim sadece o artık yerinde yoktu evet yoktu ama yerinde hiç birşey yoktu ayaklarım birleşmiş ve bir bütünden çıkan iki ayrı ayak halini almıştı vücudumu saran bu darlık ellerimide alıp uzun kıvrık sarmaşıklara çevirdi yüzüm ise sisli bir bulutun içine sıkışmıştı evet ben dünyaydım artık suyu toprağı havayı temsil ediyordum ateşse yanan kalbimdi evren etrafımda insanlar içimde benden isteksizce dönüyorlardı kendi etrafında dönen bir plazma değildim ben canlı kalmak için hareket etmeme gerek yoktu sadece bana ihtiyaçları vardı ayaklarımı ayırıp içimde ki o sonsuz ırkı doğurmaya başladım dünyayı yeniden yaratıp içine kendi çocuklarımı yerleştirecektim anaları olmayı istemek yada istememek gibi bir şansım yoktu anaları idim hepsini terk edip kuzeye kimsenin bilmediği buzdan evime yerleştim içinde iki tane dinazor besliyorum bide ufak yavru bir pandam var hergün 3 tane yılan ile besliyorum dinazorlarımı ve dışkılarını suya bırakıp köpek balıklarına yediriyorum kanlarını çalıp pandama veriyorum pandamda onu içip her gece 6 tane yılan doğuruyor...ekolojiye değişimi sunmalıydım yavru olan pandam şimdi ayakları ile buzları kırıp bana soğuk buz şokları yaparak cildimi geriyor gerilen etlerimi ile yılanlarla sarıp kendimi dinazorlara yalatıyorum toparlanan etimden sıkılan insanlığıma yeni bir isim verdim "enerjizasyonelfonksiyonlarınındoğrulukaşamaları"

matroshka   13 Temmuz 2008 23:39  

Kendini yoketmek cok zor olupte guzel seyleri kacırmaktan korkuyorum.Belki yakında gelir belki oda beni sever belki belki belki boyle yasıyorum.Sadece uyku rüyalar hayaller ve karanlık...

FlyWithme   01 Temmuz 2008 20:57  

Heartfelt their fast step;
yaşantımın durgunluğuna fazla gelen kalbimin hızlı ritimleri,uğultusunu bırakıp yaşantıma,bu çapraz ateşin tüm içimi kaplamasına izin verdi.bu baskı, düzülmeye hazır uyum sağlayamayan beni, dışarıdakilerin " deli saçması" dedikleri harektelrimle birlikte canlı canlı mezara yerleştirmeye başladı. Gözüme ilişen parlak yansımamda kendimi izledim uzun, uzun sanki tüm kusurlarımı ilk defa görüyor ve onlarla yüzleşmeye hazır hissediyordum kendimi. Anlıma yerleşmiş çizgilere, ışığını yitirmiş gözlerime ve çehreme yerşelmiş yarım yamalak olgunluğuma kızıyor ve küfredip kendime tükürüyordum. Yüzüme yerleşmiş tüm o çürkin hatıralardan kurtulmak istiyordum adete bunun için kıvranıyordum. elimde ki bardağı aynaya fırlatıp ufacık parçalar haline gelmezini izleyip bana en uygun olduğunu hissettiyim sivri bir parçasını alıp yanağıma dayadım, onu kesip parçalamak istiyordum, acizliğim buna bile cesaret edemeden hemen onu elimden attırdı. silinmesini istediğim geçmişimle birlikte odalarda dolaşıp kendimle hesaplaşmaya çalışıyordum ilk defa evde bu kadar yanlız olmaktan nefret ediyordum. kalorisi olmayan acı ne ağır geliyordu vücuduma nede yokluk hissi beni uyandırmaya yetiyordu. sürtünmeye meğilli ellerim havada belli belirsiz bedenler çizip onları okşuyordu, bu kadar yanlız olmayı haketmediğime inandırıp kendimi, yaşana herşeyi ve herkezi kıskanmaya hakkım olduğunu söyledim defalarca kendime... evde dolaşırken gözüme çarpan her yansıma oluşturacak nesneyi ve cismi tuvalet kağıtları ile örtmeye başladım, kendime tahammülüm kalmamıştı artık daha fazla. kendimi ulaşamıyacaklarını hissettiğim ayın en karanlık kısmına kapatmak istiyordum, çatlayan sesimle birlikte bildiğim tüm aşk sözcüklerini tekrarlayıp kendime olan saygımı yükseltmeye çalışıyordum.altta ki yanlız abaza adam duvarları tekmeleyip bana bağırmaya başladı sesini kes i.., oraya gelirsem seni s... diyordu keşke gelseydi keşke bunu yapsaydı bana... sığamadığın içimden çok dışardasın orda, uzakta bir yerde bana bakıp acınası, kahrolası erkeliğimi sorguluyorsun. tırnaklarıma siyah oje sürdüğüm, ellerimi kesitiğin o gcee bile benden değil kendinden korkuyordun bunları sevmediğini sakın söleme bana biliyorum ki hep bana aşıktın. eşyalarımı soğuk caddeden topladığım gün bana olan aşkının biraz daha arttığını biliyordum, uzaklaşamadığın hafif kahverengi etime sarılıp uyuduğun o günlere ne oldu peki ? etimle, rengimle yaptığın o olağan dışı acınası iltifatlarına ne oldu şimdi senin için ucuz feminen sokaklarda kendini pazarlayabilecek bir i... oldum, oldum da ne oldu sen kendini satmıyorsunda ne oluyor sen iltifatlara cevap veriyorsunda ne oluyor senide s,,,,yolar benide aramızda ki fark ne peki ? Sigara içmeliyim...uzun bir nefes alıp cehennemde olduğunu hayal etmeye ihtiyacım var, yılın en uzun gününde başlayamayan geceden nefret ediyorum, başlayamayan ama hemen biten sevişmelerimize benziyor sadece senin tatmin olduğun benimse yatakta seni beklediğim o sapık gecelere benziyor yokluğun..! gel-git dolu 1. yılımızda bana aldığın tek parmağının kesik olduğu o diz altı siyah parlak çorapları eldiven yapmıştım diye ne kadar ağlamıştın hatırlıyor musun ? tek önem verdiğin eşyandı bende ki ama ben naaptım onlara bile sahip olamadım sadece benimmiş gibi davranıp sana ihanet edip onları taktığım gece birisine verdim...!

matroshka   21 Haziran 2008 03:38  

evet biraz araştırdım:D

FlyWithme   29 Mayıs 2008 00:55  

eski iskoç wampir soyundan gelenlerin bağlı olduğu atalarının ilkinin adı; baobhan_sith

matroshka   29 Mayıs 2008 00:28  

bacaklarımı bağlayıp, ellerimle bana kendini öldürtene kadar seni asla sevmiyeceğim..... ölüm dileklerimle.!

meleklerin elleri ile yontuğu topraktan olma geçici heykelleriz hepimiz, çürüyüp zamanla, dökülüp, dağılmaya başlıyoruz. doğumda güzel ve canlı olan insanlığımız bu yok oluşla birlikte, kabuk kabuk üztümüzden kopup akıp gidiyor. çirkinliğimizi örtmek için mahvettiğimiz dünya bile artık acımaz oldu bize, tükettiğimiz herşey bir bir çalınıp geri alınıyor elimizden. doğaüstü güçlerin bile kendini yitirdiği bu zaman diliminde sıkışmışlığımıza üzülüp, şehvetimizle kavrulmaya başlıyoruz. yanan vücutlarımız, altında ıslanan aşklarımızı umursamaz halde devam ediyor yorulmaya....

matroshka   27 Mayıs 2008 19:08  

güzel yazı ne desemki aşar beni buna cevap yazmak:)

FlyWithme   27 Mayıs 2008 19:13  

etiketler için teşekkür etmişsin.... rica ederim

matroshka   27 Mayıs 2008 19:07  

Aural Unitte guzel grupmus tam olarak turu ne darkwave mi?

FlyWithme   27 Mayıs 2008 17:32  

dark ambient tam olarak

matroshka   27 Mayıs 2008 19:07  

Çok benimsedim baobhan sith'i:)
maybeshewill guzel gruba benziyor ama kota full bi daki aya bakcam sarkılara:)

FlyWithme   27 Mayıs 2008 17:22  

hehehe .)

matroshka   27 Mayıs 2008 19:07  

aural unit_geisteszustand

matroshka   27 Mayıs 2008 13:55  

son not ekleyenler

yeniden eskiye doğru

  1. FlyWithme
  2. matroshka