Heartfelt their fast step;
yaşantımın durgunluğuna fazla gelen kalbimin hızlı ritimleri,uğultusunu bırakıp yaşantıma,bu çapraz ateşin tüm içimi kaplamasına izin verdi.bu baskı, düzülmeye hazır uyum sağlayamayan beni, dışarıdakilerin " deli saçması" dedikleri harektelrimle birlikte canlı canlı mezara yerleştirmeye başladı. Gözüme ilişen parlak yansımamda kendimi izledim uzun, uzun sanki tüm kusurlarımı ilk defa görüyor ve onlarla yüzleşmeye hazır hissediyordum kendimi. Anlıma yerleşmiş çizgilere, ışığını yitirmiş gözlerime ve çehreme yerşelmiş yarım yamalak olgunluğuma kızıyor ve küfredip kendime tükürüyordum. Yüzüme yerleşmiş tüm o çürkin hatıralardan kurtulmak istiyordum adete bunun için kıvranıyordum. elimde ki bardağı aynaya fırlatıp ufacık parçalar haline gelmezini izleyip bana en uygun olduğunu hissettiyim sivri bir parçasını alıp yanağıma dayadım, onu kesip parçalamak istiyordum, acizliğim buna bile cesaret edemeden hemen onu elimden attırdı. silinmesini istediğim geçmişimle birlikte odalarda dolaşıp kendimle hesaplaşmaya çalışıyordum ilk defa evde bu kadar yanlız olmaktan nefret ediyordum. kalorisi olmayan acı ne ağır geliyordu vücuduma nede yokluk hissi beni uyandırmaya yetiyordu. sürtünmeye meğilli ellerim havada belli belirsiz bedenler çizip onları okşuyordu, bu kadar yanlız olmayı haketmediğime inandırıp kendimi, yaşana herşeyi ve herkezi kıskanmaya hakkım olduğunu söyledim defalarca kendime...
evde dolaşırken gözüme çarpan her yansıma oluşturacak nesneyi ve cismi tuvalet kağıtları ile örtmeye başladım, kendime tahammülüm kalmamıştı artık daha fazla. kendimi ulaşamıyacaklarını hissettiğim ayın en karanlık kısmına kapatmak istiyordum, çatlayan sesimle birlikte bildiğim tüm aşk sözcüklerini tekrarlayıp kendime olan saygımı yükseltmeye çalışıyordum.altta ki yanlız abaza adam duvarları tekmeleyip bana bağırmaya başladı sesini kes i.., oraya gelirsem seni s... diyordu keşke gelseydi keşke bunu yapsaydı bana... sığamadığın içimden çok dışardasın orda, uzakta bir yerde bana bakıp acınası, kahrolası erkeliğimi sorguluyorsun. tırnaklarıma siyah oje sürdüğüm, ellerimi kesitiğin o gcee bile benden değil kendinden korkuyordun bunları sevmediğini sakın söleme bana biliyorum ki hep bana aşıktın. eşyalarımı soğuk caddeden topladığım gün bana olan aşkının biraz daha arttığını biliyordum, uzaklaşamadığın hafif kahverengi etime sarılıp uyuduğun o günlere ne oldu peki ? etimle, rengimle yaptığın o olağan dışı acınası iltifatlarına ne oldu şimdi senin için ucuz feminen sokaklarda kendini pazarlayabilecek bir i... oldum, oldum da ne oldu sen kendini satmıyorsunda ne oluyor sen iltifatlara cevap veriyorsunda ne oluyor senide s,,,,yolar benide aramızda ki fark ne peki ? Sigara içmeliyim...uzun bir nefes alıp cehennemde olduğunu hayal etmeye ihtiyacım var, yılın en uzun gününde başlayamayan geceden nefret ediyorum, başlayamayan ama hemen biten sevişmelerimize benziyor sadece senin tatmin olduğun benimse yatakta seni beklediğim o sapık gecelere benziyor yokluğun..! gel-git dolu 1. yılımızda bana aldığın tek parmağının kesik olduğu o diz altı siyah parlak çorapları eldiven yapmıştım diye ne kadar ağlamıştın hatırlıyor musun ? tek önem verdiğin eşyandı bende ki ama ben naaptım onlara bile sahip olamadım sadece benimmiş gibi davranıp sana ihanet edip onları taktığım gece birisine verdim...!